susmak
şubatın son günleri sabah oldu. güneş bir yaz sabahı gibi ışıl ışıl sıcacık ankara, bilinenin tam tersine. Devamı…
Bu yazı şu ana kadar 1850 kez okunmuş.
Hiçbir yere gitmek istemiyorum ama hiçbir yerde de kalasım yok.
şubatın son günleri sabah oldu. güneş bir yaz sabahı gibi ışıl ışıl sıcacık ankara, bilinenin tam tersine. Devamı…
Bu yazı şu ana kadar 1850 kez okunmuş.
daha yazmaya başlamadan bir şeylerin kararı verilmiştir zaten. o, yazarak çözülebileceğini sandığımız şeyler, -her ne iseler- “çözülebilecekleri kadar” çözülmüşlerdir belki de… ya da, bildiğimiz, çözemediğimiz gibi, çözülememişlerdir… orada, öylece, dururlar… Devamı…
Bu yazı şu ana kadar 1692 kez okunmuş.
bütün bulutlarımla, sırılsıklam sana indim. eklem yerlerimden koptu yaşamak… yerçekimsiz, hayli sürtüşmeli bir ortamda kendimi ihmal ediyorum. haykırdıkça daha çok birikiyorsun soluğuma. yoğun bakımda sana bağımlı yaşatıyorum son umudumu. Devamı…
Bu yazı şu ana kadar 2236 kez okunmuş.
gülümsedi.. yıkıcı bir hafifliği vardı. umursamaz biri olduğunu düşünmek işten bile değildi. bir duman, bir ses fısıldıyordu kulağına.. Devamı…
Bu yazı şu ana kadar 1558 kez okunmuş.
gün ağarmaya başlarken yavaştan, kalan işlerini toparladı. havanın soğukluğunu aldırış etmeden yanına aldığı ince ceketini giyindi. Devamı…
Bu yazı şu ana kadar 2059 kez okunmuş.